Hikaye
Selanik’in puslu ve dar sokaklarında dünyayı tanıdı Cihangir Edward. Küçüklüğünden beri düzene, kurallara ve otoriteye karşı içinde durdurulamaz bir nefret büyütmüştü. Ailesinin tüm baskılarına rağmen kendi yolunu çizdi ve bir gece Selanik’in tarihi limanından bindiği bir gemiyle Los Santos’un karanlık yeraltı dünyasına adım attı.
Cihangir için hayat bir tiyatro, Los Santos ise kendi kurallarını yazdığı devasa bir sahneydi. En büyük tutkusu, şehrin kimyageri edasıyla tenha bodrum katlarında ve karavanlarda yüksek saflıkta meth pişirmekti. Kimyasalların kokusu onun için bir nevi hayat enerjisiydi; ürettiği mavi kristalleri sadece satmakla kalmaz, kendi pişirdiği methi içerek kafasının sınırlarını zorlamaktan müthiş bir keyif alırdı.
Ancak Cihangir’i sokaklarda efsane kılan şey sadece kimyası değildi. Şehrin düzenini temsil eden her şeye olan garezinin odak noktasında LSMD personelleri vardı. Sireni duymak bile onun kanını kaynatırdı; bir LSMD üniforması gördüğü an silahına sarılmak, onları avlamak onun için en zevkli hobiye dönüşmüştü.
Sokaklardaki tek eğlencesi bu da değildi. Hayatının en büyük kişisel tatmini, gördüğü her yerde Murat Turan’ı tokatlamaktı. Murat’ın yüzünü görmek, Cihangir için doğrudan bir meydan okumaydı; aralarındaki bu garip husumet yüzünden ne zaman denk gelseler Cihangir bir bahane bulup Murat’ın suratına okmer bir tokat indirmeden geçmezdi.
Selanik’ten taşıdığı soğukkanlılık, uyuşturucu dumanının ardındaki çatlak zekası ve sokaklardaki acımasız tavrıyla Cihangir Edward, Los Santos’un her köşesinde arkasında kaos bırakarak yoluna devam ediyor.
Cihangir için hayat bir tiyatro, Los Santos ise kendi kurallarını yazdığı devasa bir sahneydi. En büyük tutkusu, şehrin kimyageri edasıyla tenha bodrum katlarında ve karavanlarda yüksek saflıkta meth pişirmekti. Kimyasalların kokusu onun için bir nevi hayat enerjisiydi; ürettiği mavi kristalleri sadece satmakla kalmaz, kendi pişirdiği methi içerek kafasının sınırlarını zorlamaktan müthiş bir keyif alırdı.
Ancak Cihangir’i sokaklarda efsane kılan şey sadece kimyası değildi. Şehrin düzenini temsil eden her şeye olan garezinin odak noktasında LSMD personelleri vardı. Sireni duymak bile onun kanını kaynatırdı; bir LSMD üniforması gördüğü an silahına sarılmak, onları avlamak onun için en zevkli hobiye dönüşmüştü.
Sokaklardaki tek eğlencesi bu da değildi. Hayatının en büyük kişisel tatmini, gördüğü her yerde Murat Turan’ı tokatlamaktı. Murat’ın yüzünü görmek, Cihangir için doğrudan bir meydan okumaydı; aralarındaki bu garip husumet yüzünden ne zaman denk gelseler Cihangir bir bahane bulup Murat’ın suratına okmer bir tokat indirmeden geçmezdi.
Selanik’ten taşıdığı soğukkanlılık, uyuşturucu dumanının ardındaki çatlak zekası ve sokaklardaki acımasız tavrıyla Cihangir Edward, Los Santos’un her köşesinde arkasında kaos bırakarak yoluna devam ediyor.